4 Ekim 2012 Perşembe

Buralarda neler oluyor neler bitiyor yazısı...



Artık burada olmak ile ilgili kafamdaki sorular teker teker yok olmaya başlıyor.

Bulunduğum yeri çok seviyorum. Özellikle de parkı. Park dediğime bakmayın 2 Ağaoğlu sitesi büyüklüğünde yeşillik bir arazi. Bisiklet sürmeye çıkıyorum bazı günler, bazı günler de köpek gezdirmeye çıkıyorum, uzun eteğimi ve paspal kazağımı giyip, ayakkabılarımı elime alıp çıplak ayak yürüyorum. Hele yağmurdan sonra o kadar güzel oluyor ki. O kadar yürüyüşten sonra sıcaklamış oluyorum, o kazağı yere serip uzanıyorum çimlere,
İtalya'nın kararsız son baharının bulut kolajını izliyorum. Hava hiç karar veremiyor burda.

Bulutların aralıklarından süzen güneş ışınlarını izlerken panaroma efektine benzetiyorum, sonra da kendi kendime "salak" diyorum. "asıl efekt senin gözlerine benziyor, yemin ediyorum gerizekalı bu çocuk."

Dünyanın küre, çok pardon efendim geoit, şeklinde olduğunu ilke defa bu kadar hayret içinde fark ediyorum. Bulutların hepsi aynı yükseklikte. ve aralarındaki boşluklardan daha da tepesini görebiliyorum. Bazısı grinin tonlarında bazısı beyazama hepsi asılmışcasına aynı hizzada.

Çok hoşuma gidiyor bu görüntü ve bütün bulutların aynı hizzada olması aslında çok ender bir olay diye düşünüyorum. Sonra l'sine basarak tekrar kendime "salak" diyorum. İstanbul'da kaç kere bulut seyrettin ki?

Böcekler biraz sorun ama olsun, napalım, gülü seven dikenine katlanırmış.

Gençler parklara gidiyor bu çok ilgimi çekmişti benim. Piercingli, rastalı, orasından burasından zincirler sarkan tipler yeşillerin ortasında...

Bu arada kimsenin vücuduna laf yok, tabii bu laf iltifat değilse... Ben İstanbul'dayken göbeğim belli olucak diye dar tişört giymemek için nasıl şekillere giriyordum. Kendime güvenim yerine geldi.

Trapeze başladı. Parkın içinde bulunan çok eski binalardan birini böyle kursların verildiği biyere çevirmişler. İsim de koyamıyorum ki "böyle kurslar" diyorum o yüzden. trapez var, yoga var, pilates var...

Sırf ısınma hareketleri ayrı bir şamata. Tepeden sarkan ipler var, şimdilik sadece onlara tırmanıyorum ben, onlara asılıyor insanlar esnemek için, herkes koşuyor, utanmak da neymiş efendim? Herkesin yüzünde kocaman bir gülümseme...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder