30 Ağustos 2012 Perşembe

1/2 Su Bardağı Özgürlük

"Yeterince basın özgürlüğü" nedir? 

Basınını geçtim işin, yeterince özgürlük nedir?

Yeterince özgürlük olmaz bence. Özgürlük zaten yemekten önce annenin yemene izin verdiği tek tek paketlenmiş kiner çikolatalardan biri değildir, akşamüstü eve gitmeden arkadaşlarınla bata çıka yediğin, ağzının kenarlarını kırmızı kırıntılarla kaplayan, tuzuyla da hafif tahriş eden cipstir. 

Yani tıpkı matematikteki mantık konusu gibi, ya 1 ya da 0. 

Özgürlük ya vardır ya yoktur, daha fazla fazla özgürlük talebi varsa, olan birşeyin daha fazlası olmayacağı, bu yüzden de istenemeyeceği için, daha fazla istenmesi bir kavram ve ya ögenin yokluğuna işarettir. 

Onu geçtim organik biber gazı ne ya? Sanki coca cola reklamı, otomatlardan biber gazı alacağız yakında. Neyse ya şimdi not defterime baktım da konu çok dağılıyor, ben yatayım en iyisi.



A person who has good thoughts cannot ever be ugly. You can have a wonky nose and a crooked mouth and a double chin and stick-out teeth, but if you have good thoughts they will shine out of your face like sunbeams and you will always look lovely.”

― Roald Dahl
Çevirisi (elimden geldiği kadar): "İyi düşüncelere sahib olan bir kişi asla çirkin olamaz. Eğri bir burnu, çarpık bir ağızı, koskocaman bir gerdanı ve çıkık dişlere sahip olabilirsiniz, ama eğer iyi düşünceleriniz varsa bunlar yüzünüzde günışığı gibi ışıldar ve her zaman hoş gözükürsünüz."


Facebook'ta dolanırken...


Gözüme böyle bir şey takıldı. Biraz daha parlak ve daha keskin hatlıydı, ama olsun aşağı yukarı böyleydi. Facebook ve ya benzeri sosyal paylaşım sitelerinde politik içerikli paylaşımlara her ne kadar sıcak bakmasam da gece gece içimdeki politikacıyı gıdıkladı, ben de yazmaya başladım. Evet ben o üçgenlerden biri gıdıklandığı gibi yazmaya başlıyorum sayın seyirciler neden bilmiyorum ama resmen ellerim kaşınıyor. Neyse konu bu değil, ben başladım yazmaya... 

"Biz çünkü hep kötüleyelim di mi?

Şunların haline bak, birisi kendi ülkesini kötülüyor birisi gittiği, hatta misafir edildiği ülkenin topraklarını sövüyor. 

İkisi de konuşurken bir eli kürsüde diğeri havada, hesapta ülkeyi beraber daha ileriye götürdüğü ve kararlarda hak sahibi olan, farklı fikir savunucularına meydan okurmuşcasına konuşuyor. 

Neden? Çünkü gerçekten meydan okuyorlar. Daha ileriye götürmeye söz verdikleri ülkenin farklı görüşü temsil eden taraflararına nefret ile bakıyor. 

Merhabalar

Benim adım Sena. Sena Serinsu ve hayır, serinsu soyadım değil.

Ben buraya kafamdakileri yazmaya geldim, çünkü buralarda çok yeni bu değil mi?

Çoğunlukla aklımdan ne geçerse buraya dökmeyi amaçlıyorum, böyle, hani play-doh oynarken vir kalıptam geçirirdik ya hamuru şekilli bir tüp olarak çıkardı, aynı öyle üçgen üçgen olacak yazılarım.

Benim hakkımda verebileceğim bilgilerden bir kısmı bunşar:


  • 10. sınıfı bitirdim ve b yıl AFS değişim programı ile İtalya'da bir yıl okuyacağım, yaklaşık 8 güne uçağım kalkacak. 
  • İstanbul doğumluyum, hala yaşadığım yerdir kendisi. 
  • İnsanları kafamda auralarına göre çekmecelendirmeyi seviyorum, herkesin farklı renkleri var ama renkleri birbirine yakın insanlar tabiiki de aynı değil. 
  • Yazmak ve çizmek kendimi bildim bileli vazgeçemediğim aktiviteler